Altın Kanatlı Serçe ve Bilge Kaplumbağa

Altın Kanatlı Serçe, gökyüzünün en yüksek noktasına ulaşmak ister, ancak sabırsızdır. Bilge Kaplumbağa, ona sabır ve bilgelik olmadan hayallerin tehlikeli olabileceğini söyler. Serçe, uyarıları dinlemeden güneşe ulaşmak için uçar, ancak yorulup göle düşer. Kaplumbağa, ona sabırla öğrenmenin ve adım adım ilerlemenin önemini anlatır. Serçe, sabırla uçmayı öğrenerek sonunda hayaline ulaşır ve gökyüzüne kalıcı olarak yükselir.

Altın Kanatlı Serçe ve Bilge

Bir varmış, bir yokmuş… Uzak diyarlarda, yemyeşil ormanların arasında, gümüş gibi parlayan bir göl varmış. Bu gölde yaşayan hayvanlar huzur içinde yaşarmış. Gölde yüzen balıklar, ağaçlarda şarkı söyleyen kuşlar, kırlarda oynayan tavşanlar… Herkes doğanın sunduğu nimetlerle mutluymuş. Ancak bir gün bu huzur bozulmuş.

Göl kenarında, yaşlı ve bilge bir kaplumbağa yaşarmış. Yıllardır ormanda yaşayan bu kaplumbağa, herkese sabır ve bilgelik öğütleri verirmiş. Ona danışan hayvanlar, her zaman akıllıca tavsiyeler alırmış. Ancak bir gün göle altın kanatlı bir serçe gelmiş. Bu serçe diğer kuşlardan çok farklıymış. Kanatları güneş gibi parıldıyor, her uçuşunda gökyüzüne ışık saçıyormuş.

Serçe, gölün kenarına konmuş ve çevresine bakarak şöyle demiş:

“Buradaki hayat çok sıradan ve sıkıcı. Hiç kimse büyük hayaller kurmuyor, hiç kimse yükseklere uçmayı hayal etmiyor! Benim gibi kanatları olan biri neden burada vakit harcasın ki?”

Kaplumbağa, serçeye bakıp gülümsemiş:

“Peki senin büyük hayalin nedir, Altın Kanatlı Serçe?” diye sormuş.

Serçe gururla göğsünü kabartmış:

“Ben gökyüzünün en yüksek noktasına uçmak istiyorum! Bulutları aşmak, güneşe dokunmak ve dünyaya yukarıdan bakmak istiyorum! Buradaki hayat çok küçük, benim kanatlarım büyük hayaller için yaratılmış!”

Kaplumbağa başını sallayarak cevap vermiş:

“Büyük hayaller kurmak güzeldir, ama sabır ve bilgelik olmadan hayallerin sana zarar verebilir. Eğer gökyüzüne çıkmak istiyorsan, önce uçmanın inceliklerini öğrenmelisin.”

Ancak serçe kaplumbağanın sözlerine aldırış etmemiş. Gölün üzerindeki en yüksek ağacın tepesine uçmuş ve oradan daha da yükseğe çıkmaya çalışmış. Ne kadar yükseğe uçarsa uçsun, her seferinde rüzgâr onu geri savuruyormuş. Yorulmadan tekrar denemiş ama başarılı olamamış.

Kaplumbağa, serçenin çabasını izleyerek şöyle demiş:

“Her şeyin bir vakti vardır, sabır ve bilgelikle hareket eden, hayallerine daha sağlam adımlarla ilerler.”

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Ebru ve Sonsuz Dilekler

Ama serçe onu dinlememiş. Bir sabah, kimseye haber vermeden en büyük denemesini yapmaya karar vermiş. Gün doğarken, tüm gücüyle kanat çırpmış ve gökyüzüne yükselmiş. Bulutları aşmış, rüzgârın arasında süzülmüş. Ancak ne kadar yükselse de, güneş hâlâ çok uzakmış.

Bir süre sonra serçe yorulmuş, kanatları titremeye başlamış. Daha önce hiç hissetmediği bir rüzgâr onu kavramış ve hızla aşağıya doğru çekmiş. O kadar hızlı düşmüş ki, göldeki hayvanlar büyük bir sesle suya düştüğünü duymuşlar.

Kaplumbağa hemen gölün kıyısına gitmiş. Serçe suya düşmüş ama kanatları ağırlaşmış, parıltısı solmuş. Güçsüz ve üzgün bir şekilde göl kenarına çıkmış. Kaplumbağa, serçeye nazikçe yaklaşmış:

“Gökyüzüne ulaşmak istedin ama hazır değildin. Sabır, deneyim ve bilgelik olmadan büyük hayaller sadece yorgunluk ve hayal kırıklığı getirir.”

Serçe gözlerini kaplumbağaya çevirmiş:

“Ama ben denedim! Eğer denemek bile yanlışsa, o zaman nasıl başarılı olabilirim?”

Kaplumbağa gülümsemiş ve ona bir fidan göstermiş:

“Şu fidana bak. Eğer onu toprağa eker, suyunu verir ve sabırla beklersen, yıllar içinde büyüyüp kocaman bir ağaç olur. Ama sabırsız davranır, onu sürekli yerinden söker ya da fazla su verirsen, kökleri zayıf kalır ve büyüyemez. Hayaller de aynıdır. Onları sabırla beslemelisin.”

Serçe, kaplumbağanın sözlerini düşünmüş. O günden sonra sabırla uçmayı, rüzgârın yönünü anlamayı ve nasıl daha güçlü kanat çırpacağını öğrenmiş. Küçük uçuşlarla başlamış, yavaşça kendini geliştirmiş. Yıllar sonra gerçekten de gökyüzünün en yüksek noktalarına ulaşmış. Ama bu kez, bilgeliği ve sabrı sayesinde orada kalmayı da başarmış.

Göl halkı, Altın Kanatlı Serçe’nin hikâyesini nesiller boyu anlatmış. Çünkü o, yalnızca büyük hayaller kurmanın değil, o hayallere ulaşmak için sabırlı ve bilge olmanın da önemini göstermiş.

Ve böylece, Altın Kanatlı Serçe ve Bilge Kaplumbağa’nın dostluğu, herkes için unutulmaz bir ders olmuş. Büyük hayaller kurarken sabırlı olmanın, bilgeliği öğrenmenin ve adım adım ilerlemenin önemini anlatan bu , her çocuğun kalbinde bir yıldız gibi parlamaya devam etmiş…

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Murat ve Altın Dişi Kurşun

Gökler her zaman açık, hayalleriniz sabırla büyüsün…

Evet çocuklar, masalımız burada bitiyor. Siz de Ezop Masalları kategorisinde bir masal yazıp bize gönderebilirsiniz. Göndereceğiniz masallar sayesinde binlerce çocuk masal okuyarak uykuya dalacak.

Altin Kanatli Serce ve Bilge Kaplumbaga 2

Masal Abisi

Masal Abisi Olarak Değerli Okuyucularımıza Özgün ve Kaliteli Masallar Okuyoruz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu