Ormanın Sırrı: Paylaşmanın Gücü
Suki ve Remi, ormanda birlikte oyunlar oynayan iki iyi arkadaştı, ancak paylaşmayı bilmiyorlardı. Bir gün, Suki’nin palamutları yağmurla kaybolunca Remi’den yardım istedi ama Remi reddetti. Daha sonra Bilge Baykuş Orion, onlara paylaşmanın önemini anlatan bir hikâye anlattı. Bu hikâyeden etkilenen Suki ve Remi, birbirlerine yiyecek bırakmaya başladı ve birlikte bir yiyecek deposu inşa ettiler. Zamanla, tüm orman halkına yardım etmeye karar verdiler ve dostlukları sayesinde vadiyi "Dostluk Vahası"na dönüştürdüler.

Ormanın Sırrı: Paylaşmanın Gücü
Derin bir ormanın ortasında, rengârenk çiçeklerle bezeli bir vadi vardı. Bu vadide, birbirinden sevimli hayvanlar yaşardı. Ancak vadinin en güzel yeri, dev bir meşe ağacının dalları arasına kurulmuş iki küçük evdi. Bu evlerden birinde, kıvırcık kuyruğuyla Suki adında bir sincap; diğerinde ise uzun kulaklarıyla Remi adında bir tavşan yaşardı. İkisi en iyi arkadaştı. Birlikte oyunlar oynar, ormanda maceralara atılırlardı. Ancak bir konuda hiç anlaşamazlardı: Paylaşmak!
Suki, meşe palamutlarını toplamaya bayılırdı. Her sonbahar, kış hazırlığı için yüzlerce palamutu özenle saklardı. Remi ise bahçesinde yetiştirdiği havuçları, marulları ve turpları bir hazine gibi korurdu. Bir gün, Suki’nin sakladığı palamutların bir kısmı yağmur sularına kapılıp gitti. Remi’nin bahçesine koştu:
“Remi, biraz sebzen varsa ödünç alabilir miyim? Kış için yeterli yiyeceğim yok,” dedi üzgün bir sesle.
Remi, kulaklarını dikerek:
“Üzgünüm Suki, benimkiler sadece bana yeter!” diye cevapladı.
Suki, kuyruğunu sallayarak uzaklaştı. O gece, ikisi de yatağında düşündü: “Arkadaşlık sadece eğlenmek miydi?”
Beklenmedik Misafir
Ertesi sabah, ormana alışılmadık bir soğuk çökmüştü. Gökyüzü kurşuni bulutlarla kaplıydı. Suki ve Remi, birbirlerine selam bile vermeden yiyecek aramaya çıktı. Ancak ormanda hiçbir şey yoktu! Sonbahar erken bitmiş, kış kapıya dayanmıştı. O sırada, vadinin en yaşlı sakini Bilge Baykuş Orion, kanatlarını yavaşça çırparak yanlarına indi:
“Gençler, bu soğukta neden ayrı ayrı dolaşıyorsunuz?” diye sordu.
Remi, kulaklarını öne eğerek:
“Suki bana yardım etmek istedi, ama ben paylaşmak istemedim,” diye mırıldandı.
Suki de başını salladı:
“Ben de Remi’ye kızmıştım…”
Orion, gözlerini kısarak gülümsedi:
“Peki, size ormanın sırrını anlatayım mı?”
İki arkadaş merakla başlarını salladı. Orion, kanadıyla uzaktaki bir mağarayı işaret etti:
“O mağarada, yıllar önce yaşayan iki kardeş ayı varmış. Biri bal, diğeri meyve toplarmış. Ama bir kış, yiyecekleri bitmiş. Sonunda, birbirlerine sakladıklarını vererek hayatta kalmışlar. İşte gerçek dostluk buymuş!”
İlk Adım
Suki ve Remi, Orion’un sözlerini düşünerek evlerine döndü. O gece, Suki’nin içi cız etti. “Remi aç kalırsa?” diye endişelendi. Cebindeki son üç palamutu alıp Remi’nin kapısına bıraktı. Tam geri dönecekken, kapı açıldı! Remi, elinde bir sepet dolusu havuçla duruyordu:
“Ben de sana getirecektim…” dedi utangaçça.
İkisi göz göze geldi ve kocaman gülümsedi. O anda, ormanın derinliklerinden tatlı bir melodi yükseldi. Sanki doğa onları alkışlıyordu!
Ertesi sabah, birlikte bir plan yaptılar. Suki’nin palamutları ve Remi’nin sebzeleri, mağaradaki kardeş ayılar gibi birleşecekti. Ama önce, yiyecekleri korumak için bir depo yapmaları gerekiyordu. Suki, dallardan bir çatı ördü; Remi ise taşlarla duvar ördü. Birlikte çalışırken, ne kadar eğlendiklerini fark ettiler!
Kış Geliyor
İlk kar taneleri düştüğünde, depo tıka basa doluydu. Ancak ormandaki diğer hayvanlar hâlâ açtı. Suki ve Remi, Bilge Orion’a danıştı:
“Diğerlerine de yardım etmek istiyoruz!” dediler hep bir ağızdan.
Orion, gururla:
“İşte dostluğun gerçek anlamı bu!” diye cevapladı.
Ertesi gün, tüm orman halkı deponun önünde toplandı. Suki ve Remi, herkese yetecek kadar yiyecek dağıttı. Kirpi Nine, onlara teşekkür etmek için sıcak bir çorba pişirdi; tilki yavruları ise minik bir dans gösterisi hazırladı. O kış, orman hiç olmadığı kadar sıcak geçti.
Baharın Sürprizi
Kış bittiğinde, Suki ve Remi’nin depolarında hâlâ yiyecek vardı. Ama en güzeli, artık paylaşmanın verdiği mutluluktu. Bahar geldiğinde, Remi’nin bahçesine hep birlikte tohum ektiler. Suki ise ağacın tepesinden şarkılar söyleyerek onları yüreklendirdi.
O yaz, vadiye “Dostluk Vahası” adını verdiler. Her sonbaharda, orman halkı burada toplanıp birlikte hasat yaptı. Ve Bilge Orion, her seferinde aynı sözleri fısıldadı:
“Paylaşmak, dostluğun anahtarıdır…”
Son Söz
Suki ve Remi, o günden sonra hiç ayrılmadı. Birlikte oyunlar oynamaya devam ettiler; ama artık ellerindeki her şeyi bölüşmeyi de öğrenmişlerdi. Çünkü biliyorlardı ki; bir meşe palamudu, paylaşıldığında bin ağaç olur…
Evet çocuklar, masalımız burada bitiyor. Siz de Dostluk ve Paylaşım Hikayeleri kategorisinde bir masal yazıp bize gönderebilirsiniz. Göndereceğiniz masallar sayesinde binlerce çocuk masal okuyarak uykuya dalacak.
