Yıldızlı Gecenin Sihirli Feneri

Ali, marangoz babasıyla yaşayan meraklı bir çocuktu ve hasta babasına şifa bulmak için ormana gittiğinde gizemli bir fener buldu. Fenerden çıkan peri Lira, Ali’ye üç dilek sundu ancak her dileğin bir yıldızın sönmesine neden olacağını söyledi. Ali, önce babasının iyileşmesini, sonra kuraklığa son vermeyi diledi, fakat gökyüzü giderek karardı. Son dileğinde, yıldızları geri getirmeyi seçerek fedakârlık yaptı ve fener yok oldu, ışıklar geri döndü. Yıllar sonra Ali, Samarkand’ın adil sultanı oldu ve çocuklarına başkalarına ışık olmanın önemini anlattı.

Yıldızlı Gecenin Sihirli Feneri

Bölüm 1: Samarkand’ın Altın Kumları
Antik Samarkand şehrinin dar sokaklarında, güneşin altın ışınlarıyla ısınan kumlar, bir çocuğun yalın ayak izleriyle süsleniyordu. Bu çocuk, marangozluk yapan babasıyla yaşayan, meraklı gözlü Ali’ydi. Annesini küçük yaşta kaybetmişti, ama babasının anlattığı , ona gökyüzündeki yıldızlar kadar sonsuz bir teselli veriyordu. Bir akşam, babası hastalanınca Ali, ormandan şifalı otlar toplamak için yola çıktı. Karanlık çökerken, bir ağacın köklerine takılan ayakları, toprağın altında bronz bir fenerin parıltısını fark etti. Fenerin üzerinde, “Yıldızların dilini bilen, arzuların bedelini öder” yazıyordu.

Bölüm 2: Peri Lira ve İlk Dilek
Ali feneri ovuşturduğunda, içinden mor bulutlar yükseldi ve gümüş saçlı bir peri belirdi. “Ben Lira, yedi kat göğün bekçisiyim. Üç dilek hakkın var, ama her dileğin bir yıldızı söndürecek,” dedi sesi bir rüzgar fısıltısı gibiydi. Ali, ilk dilek olarak babasına şifa diledi. Ertesi sabah babası iyileşmişti, ama gökyüzünde Sirius kaybolmuştu. Lira, “Yıldızlar insanların umutlarıdır; biri söndüğünde, bir kalp kararır,” diye uyardı.

Bölüm 3: Kuraklık ve İkinci Dilek
O yaz, Samarkand’ı kavurucu bir kuraklık vurdu. Çocukların susuzluktan çatlayan dudaklarını gören Ali, ikinci dileğini kullandı: “Yağmur yağsın!” Şelaleler coştu, ama gökyüzündeki yıldızların yarısı kayboldu. Köyün yaşlı bilgesi, “Yıldızlar olmadan geceler korkunç olacak,” diye fısıldadı. Ali, Lira’nın gözlerindeki hüznü ilk kez o an anladı.

Bölüm 4: Kaybolan Işıklar ve Son Dilek
Bir gece, gökyüzü tamamen karardı. Köydeki çocuklar korkudan ağlıyor, hayvanlar huzursuzlanıyordu. Ali, son dileğiyle yıldızları geri getirmek istedi, ama bu babasının yeniden hastalanması demekti. Ter içinde uyandığında, Lira yanındaydı: “Yalnızca kendini düşünmeyen biri, ışığı hak eder.” Ali, gözyaşları içinde, “Yıldızlar geri dönsün!” diye haykırdı. Fener parçalandı, gökyüzü altın ışıklarla doldu.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Altın Pençeli Aslan ve Bilge Kaplumbağa

Bölüm 5: Yıldız Bekçisinin Mirası
Ertesi sabah, Ali’nin yastığının altında küçük bir yıldız şeklinde kolye vardı. Lira, rüyasında, “Artık yıldızların bekçisisin. Bilgelikle kullanırsan, dileklerin bedelsiz olacak,” demişti. Yıllar sonra, Ali büyüdüğünde, Samarkand’ın adil sultanı oldu. Sarayının kulesinden her gece yıldızlara bakarak çocuklarına şöyle derdi: “En büyük sihir, başkalarının ışığı için kendi gölgeni yok etmektir.”

Sonsöz: Yıldızların Fısıldadığı Sır
O günden sonra, insanlar Samarkand’ın gökyüzüne baktıklarında, Ali’nin hikâyesini anlatan yeni bir takım yıldızı gördüler. Derler ki, çocuklar yıldızlara dilek tutarken, Lira’nın kahkahası rüzgârla karışır ve Ali’nin kolyesi hâlâ kayıp umutları arar…

Evet çocuklar, masalımız burada bitiyor. Siz de Binbir Gece Masalları kategorisinde bir masal yazıp bize gönderebilirsiniz. Göndereceğiniz masallar sayesinde binlerce çocuk okuyarak uykuya dalacak.

Yildizli Gecenin Sihirli Feneri 2

Masal Abisi

Masal Abisi Olarak Değerli Okuyucularımıza Özgün ve Kaliteli Masallar Okuyoruz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu